Kekemelik Problemi

Kekemelik problemi yaşayan bireylerde aşağıdaki konuşma bozukluklarından bir ya da birkaçı aynı anda görülebilmektedir.

  • Normal sayılamayacak şekilde seslerin, hecelerin, sözcüklerin ve cümlelerin tekrar edilmesi; b- b-… ben, ha-ha… hayır, -inecek-inecek-inecek-inecek var… vb.
  • Sözcük, kelime ya da cümlelerin tamamlanmadan eksik bırakılması,

 

  • Yanlış nefes kullanımına ya da kararsız konuşmaya bağlı olarak sözcüklerde alışılmadık vurgulamaların ortaya çıkması, seslerde patlamalar yapılması,

 

  • Özellikle kelime başındaki seslerin olağan dışı tekrarlanması

a-a-a-adım, f-f-f-fırça, s-s-s-sarı… vb.

  • Söylenmek istenilen sesin çıkarılamaması ve konuşma sırasındaki gerginliğin atılamaması, nefesin engellenmesine ve tıkanmasına yol açar. Karşılıklı konuşmayı kontrol edebilmek için gösterilen mücadelenin işaretleri açık olarak görülebilir. Konuşmanın akıcılığı ve ritmi bozulmakla birlikte yüzde gerilim, kaş-göz oynatma, başın anî hareketleri, bütün bedende istenmeyen tikler gözlenebilir ve her ses birimi bu tıkanmalardan etkilenebilir.

 

  • Konuşmada güçlük yaşandığı anda bazen fazladan sözcük ve sesler eklenir: Aman!, ya!, yani!, şey! gibi.

 

  • Bazı ortamlarda sözcükler, konuşulan konuya uygun olmayacak şekilde dolambaçlı yollarla söylenebilir. Kekemeliği olanlar hangi sözcük ve seslerin onlar için problem yaratacağını bilirler ve bu durumdan sözcük oyunlarıyla kaçmaya çalışırlar. Ya da sözel iletişime girmeyip sessiz kalmayı tercih ederler.

 

Öğretmenlere Öneriler

Öğretmenlere Öneriler

  • Çocuğun konuşma biçimi üzerine ısrarla durmaktan kaçınılmalıdır.
  • Çocuğu korkutan, kaygılandıran nedenleri araştırarak giderilmeye çalışılmalıdır.
  • Çocuğun rahatlaması sağlanarak onda güven duygusu sağlanmalıdır.
  • Çocuğun yalnız kalması engellenerek arkadaş edinmesi ve çeşitli kuklalarla hikaye anlatılması sağlanmalıdır.
  • Şarkı, şiir gibi etkinliklere teşvik etmek gerekmektedir.
  • Çocuğun konuşmasını sabırla dinlemek, hataları ve konuşma bozukluğu üzerinde çok durulmamalıdır.
  • Gerekli durumlarda düzeltmeler yapılmalı ancak uyarılardan kaçınılmalıdır.
  • Çocuğun rahatça kendini ifade edebileceği tiyatro, spor yada hobi kurslarına yönlendirilmesini sağlamalıdır.

ÖĞRETMENLER SINIFLARINDAKİ KEKELEYEN ÖĞRENCİLERE NASIL YARDIM EDEBİLECEKLERİ KONUSUNDA ZORLUK YAŞAMAKTA VE SIK SIK  SORU SORMAKTADIRLAR;

Okul Öncesi Çocuklar

Öğretmenler için;Sınıf içerisinde kekemelik problemi yaşayan öğrenciniz var ise, öncelikli olarak yaşanılan problemin geçici mi kalıcı mı olduğunu belirlemeniz gerekmektedir. Bu konuda ebeveynlerinden bilgi alabilirsiniz.

Öğrencinizin geçici kekemelik süreci içerinsinde olduğundan emin olduktan sonra ilk yapmanız gereken bu konuda yardım almaktır. Geçici kekemelik yaşayan çocuklarda;  ebeveylerinin, öğretmen ve arkadaşlarının dikkatinin tamamen çocuğun üzerine toplanmasına izin vermemeniz ve o çocuğa ayrıcalık sağlamamanız özen ve dikkat göstermemeniz gerekmektedir. Geçici kekemeliklerde çocuğu sabırla dinlemeniz sakin ve olağan karşılamanız gerekmektedir. Çocuğun dil yetenekleri geliştikte kekemelik kaybolacaktır.Bununla birlikte altı aydan fazla süren kekemeliklerde kalıcı kekemelik riski içerdiğinden mutlaka aile bilgilendirilmeli ve uzmana yönlendirilmelidir.

Eğer öğrencilerinizden birinin çocukluk çağı kekemeliği olabileceğinden endişe ediyorsanız, bu aşamada çocuğa özel bir özen ve dikkat göstermeyiniz. Bunun yerine, doğru tavsiyeler almak için bir dil ve konuşma terapistiyle iletişime geçiniz. Ayrıca, bu problemin çocuğun tipik konuşma şekli olup olmadığını öğrenmek için ebeveynler ile konuşunuz.  Çoğu durumda, eğer ebeveynler ve öğretmenler çocuğu sabırlı, sakince ve duygusal olmayan şekilde dinler ve sorularına cevap verirse, çocuğun konuşması dil ve okul yetenekleri geliştikçe normal haline dönecektir. Ancak çocuğun akıcılık bozukluğu devam ederse, bir dil ve konuşma bozukluğu uzmanından profesyonel yardım alınması gerekebilir.

 

 

 

 

 

İLKOKUL ÇOCUKLARI

İLKOKUL VE KEKEMELİK

Sınıf içerisinde kekemelik problemi yaşayan öğrenciniz var ise; öncelikli olarak mutlaka bir uzmandan destek almanız ve özellikle konuşma problemi yaşayan çocukların diğer yaşıtlarına göre daha hassas oldukları gerçeği unutulmamalıdır.

İlköğretim çağında artık kalıcı kekemelikten bahsetmek mümkündür. Bu problemler genellikle tekrarlamalar (ses, hece bazı durumlarda kelime) görülebileceği gibi, özellikle kelime başlarında nefes blokları, konuşmaya başlarken güçlükler ve streste de eşlik edebilir.

Sınıf içerisinde nasıl davranmanız gerektiğine gelince; bunun cevabı çocuktan alınmalıdır.

Konuşma problemi yaşayan çocuklar genellikle

  • Oyun esnasında ve arkadaşlarıyla birlikteyken saldırgan yada içe kapanık davranışlar sergiliye bilir
  • Sınıf içerisinde sorulan sorulara cevap vermek istemeyebilir,
  • Sesli kitap okumama yada sınıf içerisindeki sohbetlere katılmak istememe eğiliminde olabilmektedirler

bununla birlikte nadir de olsa bazı çocuklarda duruma kaygısız davranarak takılarak konuşmayı seçebilirler.

Her iki durumda da çocuğun fikrine başvurulmalı ve seçimleri doğrultusunda hareket edilmektedir. Çocuk terapilere başladıktan sonra sınıf içerisinde nasıl davranmanız gerektiğine dair detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Bu yaş grubundaki çocuklarda yalnızca ses tekrarları ve uzatmaları görülmez, ayrıca konuşmaya çabalarken fark edilebilir güçlük,  gerilim ve hayal kırıklığı da görülebilir. Bu yaş grubundaki çocuklar yardıma ihtiyaç duymaktadır.  Bir dil ve konuşma terapistine danışabilir ve gözlemlerinizi çocuğun ebeveynleriyle paylaşabilirsiniz. Siz, çocuğun ebeveynleri ve terapist çocuğun akıcılığının sınıftaki diğer çocuklardan farklı olduğu konusunda uzlaşırsa, bir takım olarak çocuğun kekemeliğini değerlendirmeye karar vermelisiniz.

Çocuğun kekemeliğine nasıl bir tepki vermeli ya da çocuktan sınıfta nasıl bir katılım beklenmeli? Bu sorunun cevabı her çocuğa göre değişebilir. Çok sık görülmeyen örneklerden biri çocuğun oldukça kaygısız olması ve sınıf tartışmalarına katılmaktan hoşnut olması olabildiği gibi, yine az görülen örneklerden biri de çocuğun ağlaması ve konuşmayı reddetmesi olabilir. Çoğunlukla davranışları iki uç örnek arasında gerçekleşir. Eğer çocuk bir terapist tarafından takip ediliyorsa, bu konuda ne beklemeniz gerektiği ile ilgili terapistin görüşlerine başvurun. Ayrıca, derse nasıl katılım sağlamak istediği ile ilgili öğrenciniz ile açıkça konuşun.

 

 

Öğrencinizle Konuşun ve Desteğinizi Gösterin

Öğrencinizle özel olarak konuşun. Ona tıpkı diğer yetenekleri öğrenirken yaşadığımız gibi konuşurken de bazen zorlanabileceğimizi anlatın.  Pratik yaparak gelişebileceğini söyleyin. Onun öğretmeni olduğunuzu ve kekemeliğin sizin için hiçbir sorun oluşturmadığını açıklayın.  Bu şekilde öğrencinizle konuşarak, öğrencinizin kekemeliğinin farkında olmasını ve onu kabul etmesi konusunda yardımcı olun.

Soru Sormak

Sınıfta soru sorarken, kekeme çocukların daha rahat cevap verebilmesi için şunları yapabilirsiniz.

-Başlangıçta, kekeleyen çocuk sınıfa uyum sağlayana dek daha az kelimeyle cevap verebileceği sorular sorun.

-Eğer her öğrenciye aynı soruyu soracaksanız kekeme öğrencinizin ilk olarak mı yoksa sonlarda mı cevap vermeyi tercih edeceğini öğrenin. Gerilim ve endişe bazı çocuklarda sırasını beklerken artarken, bazılarında diğer çocuklardan daha erken cevapladıklarında artmaktadır. Bu nedenle öğrencinize ne istediğini sormak önemlidir.

-Tüm sınıfa şunları hissettirmelisiniz. (1) Soruya cevap vermek için ihtiyaç duydukları kadar zamana sahip olduklarını ve (2) Sadece soruya hızlıca cevap vermeleri ile değil ayrıca cevabı yeterince düşünmeleri ile ilgilendiğinizi.

Sınıfta Yüksek Sesle Okumak

Eğer kekeme öğrenciler evde pratik yapma konusunda cesaretlendirilirse pek çoğu sınıfta yüksek sesle okuma yapmanın üstesinden gelebilmektedir. Ancak yine de öğrencinizin yüksek sesle okuma yaparken şiddetli kekemeliği oluşabilir. Birçok kekeme öğrenci bir başkasıyla ahenk içinde okuma yaparken oldukça akıcıdır. Sadece kekeme çocuğa okuma yaptırmak yerine,  bunu başka bir öğrenciyle de yaptırabilirsiniz. Kekeme öğrenciye kendini özel hissettirmemek adına okuma parçasının bir kısmını tüm sınıfa birlikte sesli olarak okutabilirsiniz. Zamanla, aşamalı olarak öğrenciniz kendine daha güvenli hale gelecek ve sınıfta yüksek sesle kitap okuma ile kendi başına baş edebilecektir.

Kekeme Öğrencinizle Dalga Geçilmesi

Bu konu kekeme öğrenciniz için incitici olabilir, bu nedenle  bu davranış olabildiğince sonlandırılmaya çalışılmalıdır.

-Eğer kekeme öğrencinizin bu davranıştan açıkça üzüldüğünü ve etkilendiğini görüyorsanız onunla birebir konuşun. Ona diğerlerinin neden dalga geçtiğini anlamasına yardım edin ve nasıl cevap vermesi gerektiği ile ilgili bir beyin fırtınası gerçekleştirin.

-Eğer belirli bir öğrencinin dalga geçtiğini görüyorsanız, onunla birebir konuşarak bu davranışının neden kabul edilemez olduğunu anlatın.

-Sorun hala devam ederse okulunuzun rehberlik ve psikolojik danışma uzmanından ya da başka bir uzmandan yardım alarak ortak bir strateji geliştirebilirsiniz.

 

Kekeme Öğrencisi Olan Öğretmenler İçin İpuçları

  1. Öğrencinize “Yavaş konuş!”, “Rahal ol.” gibi telkinlerde bulunmayın.
  2. Onunla konuşurken asla kelimelerini tamamlamayın, sınıf arkadaşlarını bu konuda uyarın.
  3. Sınıftaki tüm öğrencileri sırayla konuşma ve dinleme ve bir başkası konuşurken onu bölmeme konusunda eğitin. Tüm öğrenciler özellikle de kekemeler daha az bölünen konuşmalarda daha akıcı olabilmekteler.
  4. Kekeme olmayan öğrencilerinizden ne bekliyorsanız kekeme öğrencinizden de aynı nicelik ve niteliği bekleyin.
  5. Konuşma şekliniz aceleci olmayan, yavaş, sakin ve birçok duraksama içerecek şekilde olsun. Bu kekeme öğrencinize yardımcı olacaktır.
  6. Kekeme öğrencinize nasıl söylediğini değil, ne söylediğini dikkat aldığınızı hissettirin. (Yüz mimikleri, küçük sesler vb.)
  7. Kekeme öğrencinizle ihtiyaçları konusunda birebir konuşun. İhtiyaçları hakkında ona saygı duyun ve yerine getirmeye çabalayın.
  8. Kekemelik olgusunu utanılacak ya da farklı algılanacak bir şeymiş gibi hissettirmeyin. Kekemelik hakkında sıradan bir şeymiş gibi konuşun.

 

 

Aileye Öneriler

Süreç içerisinde anne-baba ve çocuğun çevresindeki bireyler SABIRLI ve bilinçli hareket etmelidir.
Çocuğun konuşması üzerine aşırı titizlik gösterilmemeli ve onu sakince dinlemelidir.
İrkilme, tutulma, tekrar ve uzatma şeklindeki konuşma özürlerini kekemelik olarak değerlendirilmemeli çocuğun kendisini kekeme olarak görmesi engellenerek bu devreyi tehlikesizce atlatması sağlanmalıdır.
Endişeden uzak olunmalı ve çocuk bir şey söylemek istediğinde acele ve telaşa kapılmadan söyleyebileceği kadar zaman verilmelidir.
Çocuğun konuşması kesilmemeli ve yardım edilmemelidir.
Alay ve acı şakalar disiplin aracı olarak kullanılmamalı, emir verici şekilde konuşulmamalıdır.
Çocuğa içten ilgi sevgi ve şevkat gösterilerek güveni kazanılmalıdır.
İleri kekemelik halinde, çocuğun en az şaşırdığı ve rahatça konuşabileceği durum ve şartları saptayarak bu durum ve şartlarda konuşturulmalıdır.
Çocuk yavaş konuştuğunda hızlı konuşmaya zorlanmamalı ve dikkati konuşma üzerine çekip onun daha çok tutulmasına sebep olunmamalıdır.
Kekemelik sinirsel kökene dayandığından çocuk mümkün olduğunca sinirlendirilmemeli, gergin ortamlardan ve tartışmalardan uzak tutulmalıdır.
Dayaktan, korkutucu tepkilerden sakınılmalı, özellikle tokat atmaktan kaçınılmalıdır.
Disiplinden vazgeçmeden, çocuk üzerindeki gereksiz baskılardan, katı kurallardan kaçınılmalıdır.

Art-Kem Artikülasyon Kekemelik Merkezi'nde verilen hizmetlerin ve düzenlenen eğitim programlarının hiçbiri tanı ve tedavi amaçlı değildir. Site içerisinde yer alan bilgiler ziyaretçileri bilgilendirmek amaçlı olup, verilen bilgiler hiçbir şekilde başka amaçlar için kullanılamaz. Merkezimizin faaliyetlerinden tamamen sağlıklı bireyler yararlanabilmektedir. Tüm hastalıklarınız, psikolojik tanı ve tedavi gerektiren sorunlar için lütfen ilgili hekim & uzmanlara danışınız.